İhracatçılar için akreditif, ödemeyi garanti eden bir araçtır. Ama bu garanti koşulludur: belgeler akreditif şartlarına birebir uyduğu sürece geçerlidir. Bu koşul yerine gelmediğinde banka rezerv (discrepancy) bildirir ve ödeme askıya alınır.
Yaygın yanılgı, rezervin bankanın katılığından kaynaklandığıdır. Gerçek farklıdır: rezervlerin büyük çoğunluğu, evrak ve metin kaynaklı, önlenebilir sorunlardan doğar. Ve bunların neredeyse tamamı ibraz anından çok önce görülebilir.
Rezerv gerçekte nereden çıkar
Rezervlerin kaynağını altı ana başlıkta toplamak mümkün:
- Belge tutarsızlığı: Ticari fatura, konşimento ve sigorta poliçesi arasında mal tanımı, miktar, tutar veya taraf adı farkı.
- Yerine getirilemez şart: Akreditif metninde operasyonel olarak uygulanamayan bir madde.
- Süre aşımı: Yükleme (latest shipment date) veya ibraz süresinin (presentation period) kaçırılması.
- Eksik veya yanlış belge: Akreditifin istediği bir belgenin sunulmaması ya da hatalı düzenlenmesi.
- Açıklama uyuşmazlığı: Malın akreditifteki tanımıyla faturadaki tanımının örtüşmemesi.
- Teyit ve banka riski: Riskli amir bankalı işlemde teyit alınmaması.
Dikkat edilirse ilk beşi tamamen evrak ve metin kaynaklıdır; yani düzeltilebilir. Altıncısı banka ve ülke riskidir ve doğru yönlendirmeyle azaltılır. Ortak nokta şudur: bankanın rezerv bildirmesi sürecin son adımıdır, sorun ise neredeyse her zaman çok daha erken doğar.
Önlem 1: Metni kabul etmeden önce inceleyin
Bir ihracatçı için en pahalı hata, akreditifi okumadan kabul etmektir. Metin bir kez onaylandığında, içindeki her şart sizi bağlar. Bu yüzden ilk ve en etkili önlem, metni kabul etmeden önce satır satır incelemektir.
İncelemede özellikle şu alanlara bakılır:
- Belge listesi (46A): Hangi belge, kaç nüsha, hangi şartla isteniyor?
- Ek şartlar (47A): Operasyonel olarak uygulanamaz bir madde var mı?
- Yükleme ve ibraz süreleri: Gerçekçi mi, sizin lojistik gerçeğinize uyuyor mu?
- Mal tanımı (45A): Ticari faturanızla birebir örtüşecek mi?
Bu aşamada bulunan sorunlar, karşı tarafa iletilecek bir revizyon (tadil) talebiyle çözülür. Metin aşamasında yapılan düzeltme, ibraz aşamasında yaşanacak rezervden çok daha ucuzdur.
Önlem 2: Teyit alınabilirliğini baştan değerlendirin
Riskli amir bankalı ve dolar kısıtlı pazarlara satışta, akreditif tek başına yeterli güvence değildir. Amir banka ödemezse risk ihracatçıda kalır.
Bu riski azaltmanın yolu teyittir: ikinci bir bankanın, amir bankanın taahhüdüne ek olarak ödeme garantisi vermesi. Teyit alınabilir bir işlemde ödeme riski, riskli amir bankadan güçlü bir teyit bankasına taşınır. Kritik nokta, teyit alınabilirliğinin işlem kurulurken değerlendirilmesidir; iş bozulunca değil.
Önlem 3: İbraz öncesi evrağı kontrol ettirin
Metin kusursuz olsa bile, ibraz edilen evrakta tek bir uyumsuzluk rezerve yol açar. Bu yüzden son önlem, evrağı bankaya sunmadan önce baştan sona kontrol etmektir.
Ön kontrolde belgeler hem birbiriyle hem akreditif şartlarıyla karşılaştırılır:
- Tutar, miktar, tarih ve taraf adlarında tutarlılık
- Akreditifin istediği her belgenin ve her şartın karşılanması
- İbraz ve yükleme sürelerinin aşılmaması
- Mal tanımı ve teslim şeklinin fatura ve konşimentoyla örtüşmesi
Bir uyumsuzluk bulunursa, evrak bankaya gitmeden düzeltilir. Böylece banka rezerv bildiremeden sorun çözülmüş olur.
Özet: rezerv bir ibraz sorunu değil, bir hazırlık sorunudur
Rezervi önlemenin anahtarı, onu doğru aşamada ele almaktır. İbraz anında rezervle uğraşmak yerine, riski üç aşamada erkenden gidermek:
- Metni kabul etmeden önce incele ve düzelt.
- Teyit alınabilirliğini işlem kurulurken değerlendir.
- Evrağı ibraz etmeden önce kontrol ettir.
Bu üç adım, rezervlerin büyük çoğunluğunu daha oluşmadan ortadan kaldırır. Akreditifte sıfır rezerv bir şans değil, bir hazırlık meselesidir.
Lehinize açılan bir akreditif metniniz mi var? Ücretsiz ön değerlendirme ile riski kabul etmeden önce görün.